PADİŞAH VE KAHVECİ!
  • Reklam
İsmail Arslan

İsmail Arslan

PADİŞAH VE KAHVECİ!

20 Haziran 2018 - 23:10 - Güncelleme: 20 Haziran 2018 - 23:28


Zamanın birinde, bir karı koca İş bulmak için Sara’ya Padişah’ın huzuruna çıkar…
Padişah; ne istiyorsunuz? diye sorar.

Adam; Padişah’ım ben çok iyi Kahve yaparım, eşimde çok iyi bir Aşçıdır.
Padişah, Mutfak ekibinden sorumlusunu çağırır ve bunları denemesi için talimat verir.
Karı ve koca mutfağa alınır, Adam kahvesini, Eşi de yemekleri yapmaya başlar.
Yemekler Padişahın sofrasına götürülür, Kahve’de yemekten sonra ikram edilir. Padişah yemekleri ve kahveyi çok beğenmiştir. Derhal işe alınmaları için Talimat verir.

Yalnız Kahveci’nin nereye giderse gitsin yanında olmasını ister.

Padişah nereye gitse, Kahveci’de peşinde sürekli Padişah’a kahve ikram edermiş.
Bir gün, Padişah’a Başka Ülke’den misafirler gelir. Tabi Gelen misafirlerde Padişah’a çok Heybetli gösterişli bir Şahin Hediye getirmişlerdir. Şahin’i gören Padişah çok sevinmiş, hemen etrafında ki Paşa ve yaverlerine nasıl diye sormuş. Etrafında ki yaverler; “ Padişah’ım şanınıza yakışır bir şahin.” diyerek yalakalık yapmaya başlarlar.

Tabi Padişah, Etrafında sürekli gezen Kahveciye döner, Nasıl Şahin? 
Diye sorar … 

Kahveci; Padişah’ım, Bu Şahin ihanet kokuyor, Mektubu gönderseniz, düşman’a Fırsat bulsa size ihanet eder.

Padişah sinirlenip sen Paşa ve yaverlerimden daha iyi mi biliyorsun, sen işine bak diye azarlar…
Aradan zaman geçer yine bir ülke’den Padişah’a Çok güzel bir Av Köpeği Gönderilir. Padişah Av Köpeğini çok beğenir. Ve yine etrafında ki Paşa ve Yaverlerine, nasıl? diye sorar. Hepsi bir ağızdan Padişahımıza yakışır diye yalakalık yapmaya başlarlar. Padişah, dayanamayıp yine Kahvecisine döner, “ Umarım bunun için bir şey söylemezsin” 

Kahveci, yüzünü ekşitir, Bu Köpek size sadakat göstermez, malınıza göz diker, fırsat bulsa malınızı çalar.

Padişah, yine sinirli bir şekilde, Sen Kahvene bak, Kabahat bende ki senin gibi bir Kahveciye soruyorum deyip yine azarlar.

Aradan yine uzun bir zaman geçer. Padişah’a Bu sefer’de başka bir ülke’den güzel bir tay hediye gelir. Tay’ı çok beğenen Padişah yine etrafında ki paşa ve yaverlerinin fikrini sorar. Yaverler ve Paşaları her zaman ki gibi çok güzel bir tay, Padişah’ım size yakışır, diyerek yalakalığa devam ederler.

Padişah yine dayanamayıp Kahveci’nin de fikrini almak için Kahveci’ye döner. Ne dersin Kahveci?
Kahveci hep azar işittiğinden ben yorum yapmayayım diyerek boynunu eğer. Padişah, yap bakalım diye yüzünü asar. Kahveci Çaresiz bir şekilde, Padişah’ım, savaşa gitseniz, Bu tay sizi düşürür, sizi götürür düşmana teslim eder. 

Padişah yine sinirlenerek tamam sus bir daha sakın cevap verme diyerek Kahveciyi azarlar.
Aradan zaman Geçer, Şahin’le mektup gönderir, Şahin Mektubu düşmana Teslim eder, bir daha geri dönmez.
Köpekle ava çıkar, Köpek avı yiyer bir daha da geri gelmez kaçıp gider.
Tay’a biner, Tay kendini sırtından atar, ayağı incir.

Bu durum Karşısında Padişah Kahveci’yi huzuruna çağırır sen bunları nereden bildin diye sorar, Anlat bakalım der.

Kahveci Anlatmaya başlar…

Sayın Padişahım!

Siz o şahini tutarken, O şahin yanından geçen sineği avladı ve yuttu. Gerçek Şahin Asla sinek Avlamaz!

İkincisi O köpek, siz onu okşarken, o yan taraftan geçen kuzuları gözleriyle kesiyordu. Gerçek asil Köpek, sahibinin malına asla yan gözle bakmaz.

Üçüncüsü o Tay size gelirken Karnına baktım. Karnında zibil’in izlerini gördüm. Asil Atlar zibil’in üzerinde asla yatmaz.

Bunları duyan Padişah çok etkilenir…

Sonra Kahveci’ye döner, peki beni nasıl bilirsin? Diye sorar…

Kahveci Gülümser… Padişah’ım Annenize sormak lazım…

Bu cevap karşısında çok sinirlenen Padişah, Annesini huzura çağırtır ve Sorar Anne Ben Kimim?

Doğru cevap vermezsen elimde ki bu zehiri sana içiririm.

Çaresiz Kalan Anne , Oğlum, bir gün baban seferdeyken, Yoldan geçen bir göçebe vardır. Orada Çok Yakışıklı bir yiğit vardı.. deyip boynunu yere eğer. Durumu anlayan Padişah, Başından Kavuğu çıkarır bu Padişahlık bana Haram, Kahveci sen bu ülke’nin Padişah’ı olacaksın der.

Kahveci Hayır Efendim. Ben istemem Hakikati anladığınız için Padişahlık size yakışır.

Padişah, O zaman bu kadar bilgili biri nasıl kahveci olur. Söyle bakalım sen kimsin?
Kahveci Efendim ben İran Hükümdarıydım Ülkemi ele geçirdiler. Sonra ben ve eşim kaçıp ülkenize geldik. Siz, Halkınız ve ülkeniz zarar görmesin diye bu kılığa girdik.

Not: Bu olay Tamamen bir Hikaye ürünüdür… Bu konuda Bana destek veren Gazeteci Değerli Ağabeyim Bilal Bebe’ye Teşekkür ederim…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar