BALĞAM SÖKMEK İÇİN PRATİK YÖNTEM
BALĞAM SÖKMEK İÇİN PRATİK YÖNTEM
22 Şubat 2012 - Cuma 12:58
Bizhaberciyiz.com köşe yazarımız Bitkisel ilaç araştırmacısı Numan Aladağ'ın Araştırma notlarından..."Halk Hekimliğinde Balgam Tedavisi"

     Yıl 1989 Pakistan'nın Lahor vilayeti: Dokuz günlük seyahatimin altı günü Lahor vilayetinde geçti. Burada ikamet eden Afgan Türkleri ile tanışmak nasip oldu. Sacit  Sayid ile tanışıp, bir akşam beni misafir ettiler. Yemekten sonra, Türk yemek kültürünün sağlığımıza etkileri, konulu bir sohbet başladı ve sobet sonunda Orhan isimli biri, Sacit beye dedi nefes vermede zorluk çekiyorum, 82 yaşındaki emekli sıhiye assubayı Hamdullah emmi. Orhan dediğimi yaz ve hemen uygularsan balgamı söküp, akciğern temizlenir.   
 
      Hamdullah emminin reçetesi :
      Balgam nedir? Önce onu tarif edelim: Balgam, akciğerin küçük ve büyük hava yollarında biriken ve genel olarak öksürükle gırtlağa ve ağıza fırlatılan ayrı sıvı, yapışkan birikintilere denir.
 
     Balgamlar; köpüklü, iplik, yapışkan, paramsı, cerehatlıdır (İltihaplı). Bu görüntü bronşit ile karşı karşıya olduğunuzun kanıtlarından biridir. 
 
     Balgamın görünüşünün hastalıkların tanınmasında (Teşhisinde) çok iyi bir yardımı olur. Balgamın yapısı da bize hastalıkları tanımamızda çok önemli ipuçları verir.
 
 
         BALGAMI  SÖKME  REÇETELERİ :
 
      Reçete: 1- 300 ml.  taze süt ile  iri bir baş  sarmısak soyulup, sarmısak yumuşayıncaya kadar kaynatılarak günde iki defa tekrarlanıp, içilmelidir.


      Reçete: 2- Arpa'nın nemi giderilecek şekilde toprak bir kap'ta (Güveç  Vs. gibi kaplar) az kavrulur ve un haline getirilip, yeterince ardıç katranı ile hap yapılır. Sabah, öğlen ve akşam yemeklerinden sonra hazırlanan haplardan birer adet yutulur. Bu uygulama göğsünüzü yumuşatıp, balgamı sökecektir.
 
        Reçete: 3- Midede ki, balgamı çıkarmak için, bir çay bardağı ılık suya, çay kaşığının üç'te biri tuz ve iki tatlı kaşığı bal ilave edip içilir ve bu şerbeti içtikten sonra kusacaksınız, kusarken midede ki balgam tmizlenecektir.     

 

        Hamdullah emmi'nin sağlıkla ilgili kısa sohbeti: ''Derdi olan inler'' Demişti atalarımız. Hepimiz can taşıyoruz. Zaman zaman hele yaşadığımız bu ortam, Medeniyet ilerledikçe doktorluk ve eczacılık da inceliyor. Doktor söylediğinden halk pek bir şey anlamıyor. Halbuki can halkta da var. Onun da can'a ve sağlığa ait şeyleri bilmesi kakkıdır. Öğrenmesi için de, bu bilgileri ona anlayacağı halk diliyle anlatalım k, hastanın iradesini kuvvetlendirelim. Hastanın iradesini kuvvetlendirdiğiniz zaman, hastanın yakalandığı hastalığın %50'sini tedavi etmişsiniz demektir. Hastanın iradesi kuvvetlendirilmediği takdirde, verilen ilaç  %100 etkili olsa dahi; hastanın iradesi yerinde olmassa, ilacın etkinliği yarı yarıya düşer.

      

        Numan Aladağ olarak, sohbet ile ilgili kısa bir not'um olacak:  Doktorluk ve eczacılık, bir katmadeğer mesleği olmamalıdır. Tıp ve eczacılık fakültelerine giden öğrenci okulu bitirince,   katmadeğer zihyniyetiyle karşı karşıya olmamalıdır. Tebabet (Tıp)  mesleği  ile uğraşanların  Dinadamları'nın, Camilerde, Kur'an kurslarında, İmam hatip okullarında ve İlahiyat fakültelerinde ki hocaların, gösterdiği güleryüzlülüğü göstermelidir ki, hastaların iradesi kuvvetlensin. Hasta olan kişinin İradesinin kuvvenlenmesi demek, hastalığın iyileşmesine ilk adımı attırmışsınız demektir. 

      Maddi sorunu olmayanların Tıp fakültelerini tercih etmelidir ki, hasta kendisine  müracat etiği zaman, iradesi kuvvetlensin. Hasta hekime baş vurduğu zaman iyileşmeyi hissetmelidir. Hekime (Doktor'a), muayene ve tedavi için, ne kadar ücret vereceğini düşünmemelidir. Bir hastanın hekime verdiği ücret gönül rızası ile vermelidir ki, hastanın iradesi kuvvetli olsun.

 

NOT: Ey Şanlıurfalılar ! Ey Harran ovalılar ! Huzursuzluğu ve hastalıkları davet etmek istemeyen, imkanı olan, ALLAH aşkına ağaç diksin-diktirsin. Ağaç'ın, huzur ve şifa olduğunu Biliyormusunuz?

 

      Cenab-ı ALLAH, Yüce Türk İslam alemini, karnını şişirenlerden değil, kalbini dolduranlardan eylesin, dileklerimizle, ALLAH'ın, Şifası, Selamı ve Başarısı üzerinize olsun.

 

      Şehitleri, Rahmetle, Gazileri Minnetle anar. Hastalara acil şifalar dileriz. 

 

      Türk ve Müslüman, her yerde Türktür, Müslümandır.

      Ne Mutlu Türküm, Müslümanım Diyebilene.

 

      HADİSLER :

   1-İhtiyaç hasıl olan bir şeyin ele geçmemesi, alçalarak ele geçmesinden daha iyidir. (K.11,s.122.)

   2-Cömerdin yemeği şifadır, nekesin (Cimri'nin) yemeği hastalık. (C. 11, s. 45.)

   3-Ümmetimin hayırlıları, bilgisizler içinde beladadır, savaşta. (K. 11, s. 53.)

   4-Kanaat, bitmez - tükenmez maldır. (C. 11, s. 74.)

   5-Herkes, ne iş için yaratılmışsa ona, o iş kolay. (C. 11, s. 79.)

   6-Kötü kişinin kötülüğünü söylemek, gıybet değildir. (C. 11, s. 114.)

   7-Bilgiyi yazıyla pekiştirin.  (C. 11s. 79.)

 

   Kaynakça:

   Hadisler: (Hz. Muhammed ve Hadisleri. Okat yayınevi. Abdülbaki Gökpınarlı 1964) 

   Numan Aladağ'ın, 1984 - 2011 yıları arası yurdışı gezi notları.

Bu haber toplam 701905 defa okunmuştur.
İsim: Sule - Başlık: Balgam söktürücü
Öncelikle paylaşımınız için teşekkür ederim. Lakin bunları aç karnına mı tok karnına mı yapacağız ve ne kadar kaç gün veya kaç hafta kullanacağız belirtirseniz ancak bi yararı olabilir?
İsim: Mahmut Üzümcü - Başlık: DOKTOR PARA ALIYOR NETİCE YOK
DOKTOR CAMİASININ PARAYI ÖN PLANDA TUTAN KESİMİNE SÖYLÜYORUM BU YAZIYI OKUYUP ELİNİ VİJANINA KOYUP ALLAHTAN KORKKUP ÖNCE VİJDAN SONRA CUZDAN MUHASEBESİNİ YAPMALIDIRLAR