KARAKTER SAHİBİ OLMAK...
KARAKTER SAHİBİ OLMAK...
28 Mart 2011 - Perşembe 10:46
Yazarımız Numan Aladağ'ın Kaleleminden Muhteşem bir yazı mutlaka Okuyunuz...

       Hayat geciktirmeyi veya yarına bırakmayı asla kabul etmez. Her geçen saat, hoşumuza giden şeylerin bir kısmını ve zevk alma yeteneğimizin bir parçasını da alıp götürür.

 

      Karakter bir insanda kendi kendine oluşmaz, insanın kendi kendisine hâkim olması gerekir. Okuduğumuz kitaplar, onlarda hayran kaldığımız insanlar karakterimizin oluşumunu etkilerler. Sonra kendi içimizden doğan öyle manevi duygular vardır ki karakterimizi yaratırlar: Din duygusu, ahlak sevgisi, cesaret, kendine güven, güncel düşünmeyip ileri görüşlü olmak, irade kuvvetlisi v.s. bunlar arasındadır. Görev ve vicdan duygusu bunların arasında önemli bir yer tutar. Kendimize karşı görevlerimiz, yakınlarımıza, ikamet ettiğimiz bölgeye, toplumumuza, Yüce Türk İslam âlemine ve insanlığa karşı görevlerimiz vardır. İnsan görevlerle çepçevredir ve görev ödenmesi gereken bir namus borcudur.  Görev yükümlülüğünü duyan insanın karakteri de sağlamdır. Sabrın karakterin oluşmasında büyük rolü vardır. Hayatı sevmek, insanları sevmek, dedi kodu yapmamak, bencil olmamak ve insanları sevmek de karakteri yaratan unsurlardandır. Güzel yaşamak, yaşamı verimli, güzel, canlı ve onurlu tutmak asalet sahibi kişilerde bir sanattır. Fedakârlık, iyilik duygusu, affetmek ve yaratıcılık, çevresindekilerin iyiliğini istemek, içindeki kini, nefreti, kıskançlık duygusunu, adi zevkleri, haksızlık isteğini yenmek yine karakterin yapıcılarıdır. 

 

      Anlaşılıyor ki karakter sahibi insanda vicdan olmalıdır, şeref duygusu olmalıdır, utanma duygusu olmalıdır, irade kudreti olmalıdır, cesaret olmalıdır, üstlendiği görevi herkese aynı bağlılık duygusunu uygulamalıdır, yaratılıştan doğuştan gelir, karakter dünya fırtınaları içinde kavrulur, pişer ve oluşur. 

      

       Akçakale ve Harran halkı olarak, birlik ve beraberlikle duygularımızı paylaştığımız zaman, çocuklarımızın geleceğini teminat altına almış oluruz. Harran ovasında yetişen ve yeni yetiştirme deneyleri yapılarak, ova da sanayi toplumunu oluşturmuş oluruz. Sanayi toplumu demek, sanayi ötesi toplum demektir. Sanayi ötesi toplum demek, üretimin tüketime galip olması demektir. Ova halkı olarak, sürekli ilgisizlikten ve tüm hizmetlerden yeterince yararlanamadığımızdan yakınırız. Tabi ki yakınacağız; birlik içerisinde dayanışma kültüründen mahrum olduğumuzdan kaynaklanmaktadır. Önümüzde çok büyük fırsatlar vardır, bu fırsatı dayanışma duygusu içerisinde kullanırsak, Akçakale ve Harran olarak, kanunların Türk çiftçisine sağladığı imkanları aracı kullanmadan yararlanırız. Akçakale ve Harran mutlu olursa, hizmete talip olanların görevi daha kolay olur. Hizmet, bu dünyada yaşama ayrıcalığı için ödediğimiz kiradır.

 

       Harran ovası, modern tarım ve tarıma dayalı modern sanayi ötesi toplum olmayı hedeflemelidir ki, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam nasip olsun. Bazı gafillerin Harran ovasında ki Türk çiftçisinin Modernleşme ve yeniliklerle tanışmasını geçici ödüllerle engelleme taktiklerini uyguluyorlar. Lüzumsuz ve geçici ödüllendirmelere, son verme zamanı gelmiştir artık. Başımıza gelenlerden hoşlanmıyorsak Harran ovası halkı olarak, yapmamız gereken tek şey bilincimizi değiştirmektir. Hayatta iki şekilde öğrenebileceğimiz dersler öğreniriz: Ya doğa kanunlarına itaat ederek ya da o kanunları gözlemlememenin sonuçlarını çekerek... Hiçbiri çektiğimiz acıları bilerek yaratmaz. Harran ovası halkının son şansıdır. Geçici ödül ve sevinçlere son vermeliyiz ki, beraberlik duyguları ile sanayi ötesi toplum, sanayi ötesi toplum sanayi ötesi toplum  olalım. Eğer bunu yapmazsak; kimsenin dert yanmasına hakkı yoktur. Dua ile ders geçme olmaz.

 

 

      Ey  Türk  Milleti! Düşünelim Çalışalım Araştıralım Üretelim ki  Sağlıklı Huzurlu ve bereketli bir yaşamımız olsun.

   

        Yüce  Türk  İslam  âlemi  ve  Bizhaberciyiz  okuyucuları  ile  yıllarca  beraber  Türk  İslam  kültürünü  devam  ettirme  duyguları  ile  mutluluk, bereket  ve  esenlikler  dilerim.

 

 

 

                   Numan  ALADAĞ

            Şifalı Bitkiler Araştırmacısı

 

 

         ÖZDEYİŞLER:

         Sevgi ve karakterin olmadığı yerde, ne büyük insan ne büyük sanatçı ne de büyük mücadele insanı vardır.  (Ludwig Van Beethoven)

         Karakter sahibi bir insan; ne istediğini bilen, duygularına boyun eğmeyen, asalet sahibi ve sağlam prensiplerle hareket eden insandır.  (Numan  ALADAĞ)

         Bir insanın karakterini anlamak istiyorsanız, onun okuduğu kitaplara ve nelere güldüğüne bakın. (Numan ALADAĞ)

         Güzel düşüncelerle güçlü karakter  sahipleri birleşince, başarıya varılır. (Numan  ALADAĞ)

         Güncel düşünen ve bencil olan, gafilin ta kendisidir. Bu zihniyete mensup kişilerden uzak durmalıyız. (Numan  ALADAĞ)

         İnsanlar gülünç buldukları şeyde olduğu kadar, hiçbir şeyde karakterlerini ortaya koyamazlar.  (Wolfgang Van Goethe)

         Zayıf karakter bir günah değildir; ama insanı günaha götürür.  (Brigitte)

         Yeminden çok, karakter soyluluğuna güven.  (Atinalı  Solon)

        

         KAYNAKÇA:  Numan ALADAĞ'ın 1984 – 2010 yılları arası;  Yurtiçi  ve Yurtdışı  tarımsal, halk hekimliği  araştırma ve kaynak kişilerle sohbet notları.

Bu haber toplam 41205 defa okunmuştur.
İsim: vedat - Başlık: gerçekleri hazmedemeyen zihniyete yazıklar olsun
biz haberciyiz üyesi değerli yazarımız numan aladağ.akçakalemize aşılamış olduğu üretici milliyetçiliği,ve bu şekilde akçakale halkını aydınlattığı için sonsuz tşk
İsim: ramazan mert - Başlık: karektersizlere
Sayın yazar KAREKTERSİZLERE söylenebilecek en güzel cümleleleri kullanarak umarım anlarlar adete bir ders vermişsiniz tebrikler kaleminize sağlık.